Kadir Suresi dinlemek isteyenler aşağıdaki videodan dinleyebilir. Kadir Suresi mp3 indirmek isteyenler ise internetteki bazı programları kullanarak aşağıdaki videonun linkini alarak indirebilir.

Kadir Gecesi Neler Yapılmalı; Kadir gecesinde mümkün olduğunca dua ve ibadet ederek geçirilmelidir. Kadir gecesinde 4 rekat namaz kılınır ve iki rekatta bir selam verilir.

1. Rekatta: 1 Fatiha ve 3 İnna Enzelnahü okunur.

2. Rekatta: 1 Fatiha, 3 ihlas suresi okunur.

3. ve 4. Rekatlarda aynı şekilde kılınır. Bu namaza şu şekilde niyet edilir: ” Ya Rabbi! Bu gece hürmetine, Efendimiz hürmetine, rahmeti ilahiyyen hürmetine, benim tövbelerimi kabul eyle.

Afv-ı ilahiyene, feyzi ilahiyene mazhar eylediğin zümreye ilhak eyle. Namaz tamamlandıktan sonra;

” Allah-u Ekber, Allah-u Ekber la ilahe illellahü vellahü Ekber. Allah-u Ekber ve lillahil-hamd”

100 defa enzalnahü, 100 Elem neşrahleke

100 defa: ” Allahümme innekeafüvvün kerimün tühıbbül afve fa’fü anni” okunur.

Kadir Gecesinde Tavsiye Edilen Tesbihler;

100 defa Besmele, 44 defa Fatiha, 22 defa Ayetel Kürsi, 209 defa İhlas,

33 defa Ya Baki Entel Baki Ya Baki Entel Baki ve 100 defa Hasbünallahü Ve Niğmel Vekil denir.

Kadir ( Kadr) Suresinin Anlamı şu şekildedir;

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah’ın adıyla.
1. Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.
2. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?
3. Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.
4. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.
5. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar.

Kadir gecesinde indiği için Kadir Suresi ismini alan bu surenin Arapça yazılışı şu şekildedir.

Kadir Suresi Arapça Okunuşu

İnnâ enzelnâhü fî leyletil kadr (1) Ve mâ edrâke mâ leyletül kadr (2) Leyletül kadri hayrum min elfi şehr (3) Tenezzelül melâiketü ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min külli emr (4) Selâmün hiye hattâ matleıl fecr (5)

Kadir Suresinin tefsiri şu şekildedir

1-3. “Kadr” kelimesi sözlükte “güç, hüküm, takdir, şeref, ululuk” gibi anlam*lara gelir. Özellikle Kur’an’m bu gecede indirilmesinin geceyi şereflendirdiğini ve kadrini yücelttiğini ifade etmek üzere ona bu İsim verilmiştir. Bu sûre inmeden ön*ce gecenin böyle bir ismi yoktu. Duhân sûresinde “Biz onu mübarek bir gecede in*dirdik” (44/3) buyurularak bu gecenin bereketli, hayırlı, uğurlu, önemli ve kutsal bir gece olduğu açıkça ifade edilmiştir. Sûrenin ilk âyetinde Kur’an’m bu gecede, Bakara sûresinde de (2/185) Ramazan ayında indirildiği belirtilmiştir. Buna göre Kadir gecesinin Ramazan ayı içerisinde olduğu açıktır; Ramazan’ın hangi gecesi*ne denk geldiği konusunda farklı görüşler vardır. Bununla birlikte, Buhârî ve Müs*lim’in kaydettiği, Hz. Âîşe’ye isnat edilen ve Alak sûresinde naklettimiz bir hadis*te Hz. Peygamber’e ilk vahyin Ramazan’ın 27. gecesinde geldiği bildirilmiş; bu sebeple Kadir gecesinin Ramazan’ın 27. gecesi olduğu yönünde genel bir kanaat oluşmuştur. Bazı rivayetlere göre Kur’an bu ayın son on günü içinde inmeye baş*lamıştır. [5] Kadir gecesinin kesin olarak bildirilmemesi, insan*ların o gecede kazanacakları sevaplara güvenip diğer zamanlarda kulluk görevle*rini ihmal etmelerini önlemek gibi bazı sebep ve hikmetlerle açıklanmıştır.

Müfessirler, “Biz onu Kadir gecesinde indirdik” diye çevirdiğimiz 1. âyette*ki “o” zamiriyle Kur’an’m kast edildiği konusunda İttifak etmişlerdir. [6] Kur’an’m, zamirle anlaşılacak de*recede apaçık bilinen, tanınan, şanı yüce bir kitap olduğunu göstermek için adının açıkça anılmadığı belirtilir. “Biz onu indirdik” ifadesi “tamamını indirdik” mâna*sına geldiği gibi bundan “indirmeye başladık” mânası da anlaşılabilir. Âlimlerin çoğu, âyette “peyderpey İndirdik” anlamındaki “nezzelnâ” yerine “indirdik anla*mındaki “enzelnâ” fiilinin kullanılmasını gerekçe göstererek burada Kur’an’m ta*mamının ulûhiyet makamından dünya semasına indirilmesinin söz konusu edildi*ğini ileri sürmüşlerdir. Bazı âlimler ise bu âyetle doğrudan Hz. Peygamber’e ge*len Alak sûresinin ilk âyetlerinin kastedildiği kanaatindedirler. Her iki yoruma gö*re de söz konusu zaman diliminin Kur’ân-ı Kerîm’in indirilİşİne sahne olduğu ve bu olayla büyük bir değer kazandığı için bu sûrede ona “leyletü’t-kadr” denilmiş*tir. [7] “Bilir misin nedir Kadir gecesi?” mealindeki 2. âyete cevap veren sonraki âyetlerde onun tarihinin açıklanması yerine bu gecenin önemi, insanlar için hayır ve bereketi üzerinde durulmuştur. Duhân sûresinde de Kur’an’m “mübarek bir ge*cede” İnidirildiği belirtilerek hüküm ve hikmet içeren bütün işlerin bu gecede ay-nldığı, belirlendiği ifade edilir. [8]

Müfessirlerin bir kısmı, Kadir gecesinin bin aydan hayırlı olduğunu bildiren 3. âyeti hakiki manasında anlayarak bu gecede yapılan ibadet ve hayırların, içinde Kadir gecesinin bulunmadığı tam bin ayda yapılanlardan daha çok sevap getirece*ğini belirtirler. Başka bir yoruma göre buradaki bin sayısı çokluktan kinayedir. Ni*tekim birçok dilde olduğu gibi Arapça’da da bin rakamı mübalağa yoluyla çoklu*ğu anlatmak için kullanılmaktadır. Şu halde bu âyette Kadir gecesinde yapılan İba*det ve iyiliklerin diğer bütün zamanlarda yapılanlardan daha çok sevap getireceği ifade edilmiş olmaktadır. [9]

4-5. Burada Kadir gecesinin bin aydan hayırlı oluşunun başka bazı sebepleri açıklanmaktadır. Bu gece Allah Teâlâ’nuı vereceği görevleri üslenmek üzere me*lekler ve Rûh yeryüzüne inerler. Müfessirlerin çoğunluğuna göre 4. âyetteki “Rûh”tan maksat Cebrail’dir. [10] Cebrail meleklerden biri olmakla birlikte makamının yüksekliğini ve şanının yüceliğini göstermek üzere ayrıca zikredilmiştir. Ruha “meleklerin ileri gelenleri, meleklerin dışında Allah’ın görünmez ordularından bir ordu, rahmet” vb. mânalar verenler de vardır. [11] 5. âyette bu gecenin esenlik ve mutluluk gecesi ol*duğu ifade edilmiştir. Zira melekler gecenin başından itibaren tan yeri ağanncaya kadar gruplar halinde inerek müminlere selam verirler. Bu durum gecenin karan*lığı çekilİnceye kadar devam eder. Kadir gecesinde Allah Teâlâ rahman ismiyle te*celli etmekte, -Duhân sûresinin 4-6. âyetlerinden de anlaşıldığı üzere- bu tecelli en az bir yıl boyunca genel esenliğin devamını sağlamakta, düzeni ve dengeyi koru*maktadır. Bu sebeple Ramazan’in son on gününe girildiğinde Hz. Peygamber dün*yevî işlerden uzaklaşıp mescidde itikâfa çekilir, vaktini daha çok ibadet ve tefek*kürle geçirirdi. [12] Dolayısıyla müminler de kadir gecesini ibadetle ve dualarla ihya etmelidirler. Hz. Âişe bu gecenin nasıl ihya edileceğini Hz. Peygamber’e sormuş, o da “Allahım! Sen affedicisin, affı se*versin, beni affet!’ de” şeklinde cevap vermiştir. [13]

Kadir gecesi, “kandil geceleri” denilen ve zamanla İslâm kültür tarihinde kutsallığına inanılıp çeşitli ibadetlerle ihya edilen, hatta merasimlerle kutlanan ge*celerden bîri ve en önemlisidir. [14]

Bu surenin inisi hakkinda degisik rivayetler vardir. Bunlardan biri söyledir:

Bir kere Resulüllah (s.a.v) Ashab-i Kirama Israilogullarindan birinin, silahini kusanarak Allah yolunda bin sene cihat ettigini bildirmisti. Ashabin buna hayret etmesi üzerine Cenabi Hak, Kadir suresini indirmistir (Tecrîd-Sarîh Tercemesi, VI, 313).

Kadir Gecesi Denilmesinin Sebebi

Bu geceye Kadir gecesi denilmesi seref ve kiymetinden dolayidir. Çünkü:

a) Kur’an-i Kerim bu gecede inmeye baslamistir.

b) Bu gecedeki ibadet, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapilan ibadetten daha faziletlidir.

c) Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler Allah Tesl’nin ezeli kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir (Tecrîdi Sarih Tercemesi, VI, 312).

d) Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayida melek iner.

e) Bu gece tanyerinin agarmasina kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktir. Yeryüzüne inen melekler ugradiklari her mümine selam verirler. Hangi Gecede Olduğu?

Kadir gecesinin hangi gece oldugu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’in yirmi yedinci gecesinde oldugu tercih edilmistir. Hz. Peygamber (s.a.v) bunun kesinlikle hangi gece oldugunu belirtmemis, ancak; “Siz Kadir gecesini Ramazan’in son on günü içerisindeki tek rakamli gecelerde arayiniz” buyurmustur (Buhari, Müslim).

Baska bir hadiste ise Ibn Ömer (r.a) söyle nakletmistir:

Sahabelerden bazi kimselere, rüyalarinda, Kadir gecesinin, (Ramazan’in) son yedi günü içinde oldugu gösterildi. Resulüllah (s.a.v) onlara: “Görüyorum ki rüyalariniz Ramazanin son yedi günü hakkinda birbirine uygun düsmüstür. Artik kim Kadir gecesini aramaya kalkisirsa, onu Ramazan’in son yedisinde arasin, buyurmustur (Buhari, Müslim).

Gizli Olmasının Sebebi

Islam kaynaklarinda belirtildigine göre Allah Teala bir takim hikmetlere dayanarak Kadir gecesini ve onun disinda daha bazi seyleri de gizli tutmustur.

Bunlar:

Cuma günü içerisinde duanin kabul olacagi saat; bes vakit içerisinde Salât-i vusta; ilahi isimler içerisinde Ism-i Azam; bütün taatlar ve ibadetler içerisinde rizay-i ilahi; zaman içerisinde kiyamet ve hayat içerisinde ölümdür. Bunlarin gizli tutulmasindan maksat müminlerin uyanik, dikkatli ve devamli Allah’a ibadet ve taat içerisinde olmalarini saglamaktir. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle degerlendirmelidir. Ebu Hureyre (r.a)’in rivayet etmis oldugu hadisi serifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) söyle buyurmustur:

“Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacagi sevabi Allah’tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmis günahlari bagislanir” (Buhari).

Kadir Gecesinde Neler Yapmaliyiz?

Kadir gecesini, namaz kilarak, Kur’an-i Kerim okuyarak, tövbe, istigfar ederek ve dua yaparak degerlendirmeliyiz. Üzerinde namaz borcu olanlarin nafile namazi kilmadan önce hiç degilse bes vakit kaza namazi kilmalari daha faziletlidir. Kazasi yoksa nafile kilar. Süfyan-i Sevri: “Kadir gecesi dua ve istigfar etmek namazdan sevimlidir. Kur’an okuyup sonra dua etmek daha güzeldir” demistir (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313).

Hz. Aise (r.ah) söyle anlatiyor:

“Ey Allah’in Resulü! Kadir gecesine rastlarsam nasil dua edeyim? diye sordum.

Resulüllah (s.a.v):

“Allahümme inneke afüvvün tühibbü’l-afve fa’fu annî (Allah’im sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet)” diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tercemesi, VI, 314).

Bu gecenin öyle bir ani vardir ki o anda yapilan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli ani yakalamak için gecenin bütününü tövbe ve istigfar ile geçirmek gerekir.

Bu da kisinin imanini tazeler. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azindan teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler. Bu, bin aydan hayirli oldugu bildirilen gecede insanlik alemini huzura kavusturmak için gerekli olan esaslar indirilmistir. Namaz, zikir, tesbih, Kur’an okumak gibi bedeni ibadetlerimiz yaninda düsünce ile ibadet olarak isimlendirdigimiz tefekkürü insanligin amaci nedir? olgun insan olma mertebesine nasil ulasabiliriz? Nasil insanliga daha iyi hizmet edip, daha çok sevgi sunabiliriz? seklindeki odak noktalari ile güçlendirelim.

Unutmayalim ki; özellikle bu gecede Tevvab olan Allah tövbelerimizi kabul edecektir. Bizlere bir ikram olarak sunulan bu kutsal Kadir gecesinde dualarimizdan insanligin huzuru, sevgi ve kardesligin saglanmasi ve devami için bizlere daha fazla güç, iman vermesi için yakaralim. Yalniz kendi sevdigimiz insanlarin degil, bütün insanlarin sevgiye layik oldugunu animsayarak sevgide saglam ve cömert bir ruha sahip olmak için de yardim dileyelim. Rahman ve Rahim Allah’in adiyla, hepimize hayirli kandiller diliyoruz.

Kadir Suresi nin Faziletleri

1- “Kadir Süresini 10 kere okuyan kimse bin kücük günahi bagislanır” Hadis-i Serif yine:

2- “Kadir Süresini 100 kere okuyan kimsenin kalbine ismi Ä’zamin ilham eder o kimse diledigi kadar dua eder ve duasi kabul olur.Yani Cenab-i Hak, bu kimsenin hacetini istek dileklerini lutfederek verir”

3- “Cuma gecesi Kadir Süresini 1000 kere okuyan kimse Sevgili peygamberimizi rüyasında görür”

4- “Kim ki bir dilegi vardir 41 kere okusun.Dilegi verilir.(Muradina nail olur)

5- Sabah ve aksam namazlardan sonra 3 kere okuyan kimse seytanın serrinden emin olur,cümle sıkıntılardan necat (kurtulus) bulur”

kadir süresini okuyanin tüm dilekleri verilir.Rizki bol ve kolay olur. Hasta ise sifa bulur.Belalardan uzak kalir.Sihhat ve afiyeti devamli olur.

Hadisi serifte Söyle diyiyor: Bir kimse abdest aldiktan sonra “Kadir Süresini” bir veya üc kere okursa kiyamet günü peygamberlerle beraber hasrolur (diriltilir) Ve abdest alip kelimeyi sahadet getirerek bu sureyi okursa sekiz cennetin kapisi acilir.”istedigin kapidan gir denir” buyrulmustur.

Bismillahi Rahmani Rahim

Okunuşu:

inna enzelnahü fi leyletilkadr. Vema edrake ma leyletülkadr.Leyletülkadri hayrum min elfi şehr. Tenezzelülmelaiketü verrühu fiyha bi’izni rabbihim min külli emr. Selamün hiye hatta matla’ılfecr.

Manasi:
Şüphesiz biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.Bildinmi nedir Kadir Gecesi. Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. O gecede melekler ve Rüh (Cebrail) Rablarının izniyle her iş icin arka arkaya iner. O gece fecrin dogusuna kadar selamettir.

Kadir Gecesinde inen Kadir Suresi 5 ayetten oluşmaktadır. Bir rivayete göre  “Kadir Suresi Kur’ânın rubu, yani dörtte birine denktir.” Kadir Suresinin tefsiri şu şekildedir.

YÜCE MEALİ:
1. Doğrusu biz O Kur’ânı Kadir Gecesinde inzal buyurduk.
2. Kadir Gecesinin ne kadar değerli olduğunu bilir misin?
3. Bil ki, Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlı bir gecedir.
4. Melekler ve Ruh o gece Rabbin izni ile her türlü iş için inerler.
5. O gece fecre ve tan yeri ağarana kadar selam ve esenlik hâkimdir.

AYETLERİN TEFSİRİ:
1. Doğrusu biz O Kur’ânı Kadir Gecesinde inzal buyurduk:
Kur’ân: 
Okunan, tilaveti ile taabbüd olunan kitap demektir. Kur’an vahy-i metluv olup doğrudan Allah kelamıdır. Harfler ve yazılar ise o kelamın medlülüdür. İşte bu müabarek kitabı biz toptan “Kadir Gecesi” dünya semasına “Beytü’l-İzze”ye inzal ederek “Cibril-i Emine” emanet ettik.

Yüce Allah “Hu” yani “O” zamiri ile işaret buyurarak ismini doğrudan vermemesi, O kitabın tasrihe gerek kalmayacak derecede zihinlerde mâlum olduğuna işaret etmek içindir. Burada hem inzal edilen Kur’ânı hem de Kur’ânın inzal edildiği gecenin azametine işaret vardır.

Ayrıca buradaki “O” zamiri kendisinden önce gelen “İkra” (Oku!) emri ile başlayan surede okunmasını istediği şeyin Kur’ân olduğunu tasrih vardır. Okumayı emreden sureden sonra “değerli bir gecede inzal edilen kur’andan” bahsetmesi ve “o gecenin bin aydan hayırlı” olduğunu ifade etmesi o gecede izal edilen Kur’ânı ne kadar değerli bir kitap olduğunu ifade etmektedir. Zira “Şerefu’l-mekân bi’l-mekîn” yani “Mekânın şerefi içinde oturana aittir” darb-ı meseli bu konuda başka söze gerek bırakmamaktadır.

Kur’ânın yirmi üç senede tamamlanması dikkate alınınca “O gece” vahyin başlaması manasına gelmektedir. Nitekim “Biz Kur’ânı Ramazan ayında inzal ettik” (Bakara, 2:185) ve “Mübarek bir gecede indirdik” (Duhan, 44:3) ayeti ve dahi “Kadir gecesinde indirdik” (Kadir, 97:1) ayetleri bir araya getirilince vahyin, yani Kur’ânın inzal edilmeye Ramazan ayında ve kadir gecesinde başladığını tasrih etmektedir.

Kur’ân-ı Kerim böylece “Kadir gecesi” toptan dünya semasına, yani “Beytü’l- İzze” ye inzal edilerek Cibril-i Emin’e teslim edilmiştir. Oradan da “Sebeb-i Nüzul” tahtında 23 sene ayet ayet, sure sure tenzil edilerek tamamlanmıştır. (Mü’min, 40:2; Casiye, 45:2) Böylece Kur’ân-ı Kerimin toptan indirilmesine “İnzal” denir. Sebeb-i nüzüle göre 23 senede peygamberimize (sav) tebliğ ve vahyine ise “Tenzil” denilmektedir.

2. Kadir Gecesinin ne kadar değerli olduğunu bilir misin?
Kadir Gecesi kendisinde Kur’an inzal edildiği için Allah katında mübarek olduğuna hükmedilmiş mübarek bir gecedir. Nitekim yüce Allah “Biz o kur’ânı mübarek bir gecede inzal ettik. Biz o gecede her hikmetli işi tesbit edip ayırırız” (Duhan, 44:3-4) buyrularak kıymeti, gecede hikmetli emirlerin takdir edildiği ifade edilerek Allah katındaki hükmü açıklanmıştır.

Kadir gecesi bir nevi takdir gecesidir. Yüce Allah o gecede inzal buyurduğu Kur’an ile “Ahkâm-ı Şer’iyenin” kıyamete kadar geçerli olan ahkâmı inzal buyurmuştur.

Kadir Gecesi birkaç anlama gelmektedir. Birincisi, kadir ve kıymet ifade etmesiyle şeref ve azamet manâsını ifade etmektedir. “Bin aydan hayırlıdır” ifadesi ile bunu tasrih etmektedir. İkincisi,  O gece Allah’ın emriyle işler ayrıt edildiği ve tespit edildiği için bu gecenin azametine hürmeten bütün melekler yeryüzüne inerler ve bu nedenle yeryüzü meleklere dar gelir. Dolayısıyla “Allah’ın emrine ve fermanına hürmeten meleklerin tazim etmesi “Ruh ve melekler o gecede yeryüzüne inerler” ayeti ile tasrih edilmiştir. Üçüncüsü, o gecenin değerinden dolayı o gece ibadetlerin sevabı bin ayda kazanılan sevaplardan daha fazladır. Bir Kur’an ayetinin sevabı sair zamanda bire on ve yüz ise, bu gecede bire on bin ve otuz bin değerindedir. Bu da bin aydan daha fazla ibadet sevabı kazandırır.

3. Bil ki, Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlı bir gecedir:
Hangi bin aydan hayırlı olduğu müfessirlerce farklı görüş ve yorumlara sebep olmuştur. Müfessirler Nüzül sebebinde beyan edilen sebepler tahtında kimi, Şem’ûn’un bin aylık cihadından, kimisi de seksen sene günah işlemeden Allah’a ibadet eden Benî İsrail’in peygamberlerinin seksen senelik sevabına denk bir gece olduğu konusunda fikirler beyan etmişlerdir. Nitekim bu konuda peygamberimiz (sav) “Ümmetimin âlimleri Benî İsrail’in peygamberleri gibidir” (Aclûni, Keşfu’l-Hafa, 2:64) buyurarak ümmetin ibadetinin değerini ifade etmişlerdir.

Bu ayette Hz. Peygambere (sav) ilk vahyin Ramazan’ın 27. gecesi geldiği bildirilmiştir. İşari olarak “Leyletü’l-Kadr” okunmayan elif ile beraber 9 harftir. Üç defa “Leyletü’l-Kadr” kelimesi geçmektedir. Toplamı 27 harf yapar. Bundan ve peygamberimizin (sav) “Kadir Gecesini son on günde ve Ramazanın tek gecelerinde ve yedinci gecesinde arayınız” (Müslim, Sıyam, 220) hadisine de uygun olarak Ramazan’ın 27. Gecesi olduğu konusunda ümmetin çoğunda bir kanaat hasıl olmuş ve bu “Kabul-ü Ümmet” olarak bu zamana kadar gelmiş ve bu konuda bir nevi “İcma-i Ümmet” oluşmuştur. (Kurtubî, Tefsir, 16:124)
4. Melekler ve Ruh o gece Rabbin izni ile her türlü iş için inerler:
Kur’ânın inzalini ta’zim etmek için büyük bir içtima yaparak melekler ve Ruh o gece yeryüzüne inerler. Ruh meleklerden daha üstündür. Zira meleklerin de ruhları vardır. Ruh ise bunu temsil eden, Allah’ın emirlerini neşreden ve tebliğ eden bir melektir ki o melek semavatı ve arzı bir lokmada yutabilir bir azamettedir. Çokları bu meleğin “Cebrail” (as) olduğunu ifade etmişlerdir. Cebrail’in (as) âlem-i melekûtta azamet-i heykeli bu surette temsil olunmuştur.

O gecede yüce Allah emri ile bir sene içinde yapacağı işleri tespit ederek “Levh-i Mahfuz”dan ve katındaki Gayb ilminden çıkararak meleklerine haber verir. Elbette bu haberi “Ruh” denen Allah’ın emrini tebliğe memur olan Cebrail’e (as) yaptırdığı için emrini Kur’ânın inzal buyrulduğu, “Kıble-i kâinat” olan vahyin muhatabı olan İnsanın yaşadığı Küre-i Arzda olur ki melekler Ruh’dan bu tebliği almak ve Allah’ın emrini dinlemek için yeryüzüne üşüşürler ve Allah’ın emri ile tenezzül ederler. 

Nitekim Cebrail’in (as) “Biz ancak Rabbin buyruğu ile ineriz. Geçmişi ve geleceği ve ikisi arasındakilerin tamamını bilmek ancak Allah’a hastır ve Rabbin asla unutkan değildir”(Meryem 19:64) buyurduğu mezkur ayette ifade edildiği şekliyle yeryüzüne inerler. Bu inzal “Kadir Gecesi” ayrı bir özelliğe sahiptir. Bu nedenle özellikle “Kadir Gecesi” anlatılmıştır.

“Min külli emr”: Her nevi işlerin tayin ve tespiti için… Mukadderat İlm-i İlâhide ve onun yazılı sahifesi olan “Levh-i mahfuzda” tespit edilmiş ve Allah’ın katında hıfzedilmiştir. Yüce Allah bir sene içinde yapılacak ve kaza edilecek işleri ve emirleri “Kadir Gecesinde” Kur’ân-ı Kerimi inzal buyurduğu gibi “Levh-i Mahfuz”dan mukadderatı da inzal buyurarak “Kaza” edilmesi için meleklerin ellerine verir. Bir nevi Levh-i Mahfuz semasından yeryüzüne icra edilmesi için inzal eder. Artık bir sene içinde yapılacak işler gaybdan çıkmış, meleklerin muttali olduğu hale gelmiştir. Bu nedenle bir sene içinde yapılacak işlerin bilinmesi gaybı bilmek anlamına gelmemektedir. Çünkü Allah’tan başkasının bildiği, yani Allah’ın meleklerine bildirdiği şeyler gayb olmaktan çıkmıştır. Melekler kendi aralarında konuşur veya semavî gazetelerde bunları neşrederken yeryüzünde nazarı oraya kadar çıkanlar ve cinlerden kulak hırsızlığı yapanlar tarafından kâhinlere haber verilir. Mübalağa ile bire bin katarak, gerçeği saptırarak anlatılabilir. İşte “Kadir Gecesi” böyle “mukadderatın” kaderden çıkarak “kaza” edilmesi için emir verildiği gecedir.

Melekler yeryüzüne indikleri zaman mü’minlere “Korkmayın üzülmeyin, size vaat edilen cennetle sevinin. Biz dünyada da ahirette de sizin dostlarınızız. Size cenneti müjdeleriz ve sizin için cennette canınızın çektiği her nevi nimetler vardır” (Fussılet, 41:30-32) derler. Ayrıca mü’minler için şöyle dua ederler: “Ey Rabbimiz senin rahmetin her şeyi kuşatmıştır. Tövbe edip senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru!” (Mü’min, 40:7)

5. O gece fecre ve tan yeri ağarana kadar selam ve esenlik hâkimdir:
Selam: Olacaklar hakkında şer ihtimalini ortadan kaldırmak için yüce Allah o gece işlerin tespiti ve kaderden çıkarılıp kaza edilmesi emredilen işlerin ve icraat-ı rububiyetin mahza hayır olduğunu ifade etmek için “Selam” buyurmuştur. Evet, kâinatta ve her nevi faaliyette hayır esastır, şer var ise de cüz’îdir, o da insanın niyeti, küfrü ve kendi yanlış düşüncesinden dolayı hakkında hayır olanı şerre çevirmesinden kaynaklanır. Âlem-i melekutta her şeyin iç yüzü mahza hayırdır.  Yüce Allah her şeyi hayır için yaratmışken insanın o şeyler hakkındaki imansızlığından ve kötü niyetinden ve cehaletinden dolayı hakkındaki hayrı şerre çevirmesinden cüz’î olarak şerler meydana gelmektedir. Bu da cüz’î fertlere bakmaktadır. Gerçekte ise o şerler, ehven-i şer olup şer değil, izafi olarak hayra kapı açacak ve insanın istidatlarını geliştirerek saadet-i ebediyeye vesile olacak olan emirlerdir.

Ölüm saadet-i ebediyenin kapısı, felaketler ve musibetler insanın sabır, fedakârlık, gayret ve çalışmasını sağlayacak olan emirlerdir. İnsan için hepsi hayırdır. Ancak insan cehaletinden ve imansızlığından veya iman zaafından, işin içyüzünü bilmediğinden Allah’a tevekkül ile teslim olmadığından hakkında şerri ve felaketi bizzat kendisi hazırlamaktadır.

Ayrıca “selam” kavli mü’minlere meleklerin selam ve dualarının kesretini, şeytan ve şerlerin tasallutundan selamet içinde olduklarını ve o gecede ibadet eden mü’minler için her bir dakikasının bir sene ibadet olması hikmetini ifade etmektedir.

Kur’an’ın 97. suresi olan Kadir SuresiKadir gecesinden söz ettiği için bu adı almıştır. Kadir Suresi’nde Kuran’ın bu gece de indiğinden bahsedilirken bu sure Abese sûresinden sonra Mekke’de inmiştir. Kadir Suresi 5 (beş) âyettir. Sûrede, Kadir gecesinden, onun faziletinden, o gecede meleklerin yeryüzüne inişinden bahsedilir.

Kadir ( Kadr) Suresi Meali şu şekildedir;

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah’ın adıyla.
1. Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.
2. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?
3. Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.
4. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.
5. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar.

Bin aydan daha hayırlı mübarek Kadir Gecesi’nde nasıl ibadet edilmeli?

Kadir Gecesi, Kadir Sûresi’nde de ifade edildiği üzere, “Kur’an’ın indirildiği; bin aydan daha hayırlı olan; Rab’lerinin izniyle Ruh ve meleklerin her türlü iş için indiği; tan yeri ağarıncaya kadar esenlik, huzur ve güven kaynağı olan” bir gecedir.

Mademki, bu geceyi bin aydan hayırlı yapan şey, Kur’an’ın bu gecede indirilmesidir; öyleyse bizler bu geceyi Kur’an’ı okuma, anlama, yaşama ve yaşatma ziyafeti yapmalıyız. Kur’an’ın mânâsına ve tefsirine ağırlık vererek onu idrak etmeli ve yaşamalıyız. Anladıkça ve yaşadıkça onu yaşatmanın aşkını ve şevkini yaşamalıyız. Ayrıca bu geceyi, nafile namaz ve duayla geçirmemiz tavsiye edilmiştir. Çünkü Sevgili Peygamberimiz, “Kim inanarak ve Hak rızası için Kadir Gecesi’nde kalkarsa, (namaz kılar, ibadet ederse) onun geçmiş günahları affedilir.” (Buhari, Leyletü’l-Kadr, 1) buyurur.

Hz. Aişe (r.anha) anlatıyor: “Kadir Gecesi’nde nasıl dua edeyim dedim. Rasûlullah şu duayı okumamı söyledi: Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa’fü anni,’ (“Ey Allah! gerçekten Sen çok affedicisin, affı seversin, öyleyse beni affet.)” (Tirmizi, Da’avât, 89).

Bin aydan hayırlı gece

Bu gece maddî ve manevî bütün nimetlerin müminin gönlüne yağdığı, iki cihanın bayram oluş müjdesinin müminin gönlünde hissedildiği, Kur’an, ibadet ve oruçla ruhun yükselişini zihnin de müşahede ettiği bir gecedir. Böylesine bir gecede, İlahi yardım ve manevi fetihler bir sağanak yağmur gibi müminin gönlünü ve zihnini serinletir. Onu dünya kaygılarından ve dertlerinden özgürleştirir. Kur’an-ı Kerim’de, Rabb’imizin bizlere çok büyük nimetler ikram ettiğini gördüğümüzde, Allah’tan hatalarımız için bağışlanma dilememiz emredilmiştir.

Kadir; değer, kıymet, ölçü ve kudret mânâlarına geliyor. Rabbimiz nasıl ahirette kullarına hikmetinden daha çok kudretiyle muamele edecekse Kadir Gecesi’nde de aynısını yaşayacağız. Bu gecede, her geceyi Kadir bilenlere ve Kadir’i ihya edip hürmet gösterenlere İlâhî varidat dolu dolu gelecek. Bunları elde etmek için, Kadr’in kıymetini bilmek, yağan manevi yağmurla kalbimizi yıkayabilmek için bu geceyi bir altın fırsat olarak bilmek gerekiyor.

Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’ın 27′nci gecesi olduğunda karar kılınmıştır. Hz. Peygamber (sas) bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş; ancak “Siz Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız.” (Buhârî, Leyletü’l-Kadir, 3) buyurmuştur.

Namaz, tövbe ve dua

Kadir Gecesi’ni, namaz kılarak, Kur’an-ı Kerim okuyarak, tevbe, istiğfâr ederek ve dua yaparak değerlendirmeliyiz. Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir. Kazası yoksa nafile kılar. Süfyan-ı Sevrî, “Kadir Gecesi dua ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir. Kur’ân okuyup sonra dua etmek daha güzeldir.” (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313) demiştir.

Neden gizli tutulmuştur?

Allahü Teâlâ hikmeti gereği Kadir Gecesi’ni ve onun dışında daha bazı şeyleri de gizli tutmuştur. Mesela, duanın kabul olduğu saati cuma günü içinde, makbul velisini insanlar içinde, eceli ömür içinde ve kıyametin vaktini de dünya ömrü içinde saklamıştır. Yine en büyük ismi olan İsm-i Azam’ı da diğer ismi içinde gizlemiştir. Bunların gizli tutulmasından maksat müminlerin uyanık, dikkatli ve devamlı Allah’a ibadet ve taat içerisinde olmalarını sağlamaktır. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle değerlendirmelidir. Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurmuştur: “Kim Kadir Gecesi’ni, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah’tan bekleyerek ibadet ve taatle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Kadir, 1).

O af ânını yakalayalım

Bu gecenin öyle bir anı vardır ki o anda yapılan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli anı yakalamak için gecenin bütününü tevbe ve istiğfar ile geçirmek gerekir. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azından teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler.